Demiryolu (Öykü) – Isaac Rosenfeld

Demiryolu

ISAAC ROSENFELD

Görsel

Kontrol kulesinde harcıyor olduğum yıllar hayatımın en iyileriydiler. Onlara geriye dönüp bakıyor oluyor sürekli olarak onları düşünüyorum. Sanki orada çevreliyor olduğum kontrol paneli, kağıt şeridi ve telgraf, ışıklı harita, çizelge üzerinde yanıp sönüyor olan renkli cam kareleri dışsal anlamıyla olarak bir iş veya meşguliyet anlamıyla çalışıyor olmak değildi. Daha ziyadesiyle bir içe dönüyor olma çalışmasıydı bir hayatın çalışması ya da bir aşk çalışması dediğimiz zaman olduğu gibi. Bir heykeltıraş neyi kastettiğimi anlıyor olur –önünde bir çamur kütlesi olduğunu düşünüyor olun ve yapışkanca hissediyor değil ve soğukça ancak ılık ve canlı dokunmasına olarak onunla çalışıyor olduğunda, onu parça parça olarak şekilleniyor ona tam olarak da istediği şekli veriyor gerçi en nihai şeklinin ne olacağını biliyor olmamasına rağmen… Benim hayatım da pek de benim kendimin değildi, asla öylesine tamamiyle kendi ellerimin çalışması değildi.

Kule kıvrımlı çelikten ufakça bir evdi, rayların üzerindeki kirişlerde yüksekçe olarak. Yalnızca dikeyine bir merdivenle çıkılıyor oluyordu, ki ıslak veya soğukça gecelerde çıkılması tehlikeliceydi. Bu tehlikelice olan tırmanmayı seviyordum. Yemek kovamı omzuma bağlıyor olur boynumun etrafına olarak bir kayış geçirir eldivenlerimi çekiyor olur, kafamın üzerinde kırpışıyor olan ışıklara bakar ve ikinci çalıyor olmaya doğru sallanır, her zaman olarak ilkinden kaçınıyor olurdum (bir demiryolu adamının batıl inançları). Yukarı doğru çıkıyor oldukça kutu arabaların çizgilerini görürdüm, ardından olarak da istasyon kulübesini ve uzaktan olarak geriye doğru çekilen sinyal ışıklarını. Yarım yolca yukarıda olarak kül ve duman kokusunun üzerinde bir nefes için duruyor olurdum. Eğer ki kuvvetlice bir rüzgar çıkıyor olursa keyfimin ne kadar büyük olacağını hatırlıyorum beni merdivenden koparacak kadar kuvvetlice bir rüzgar. Tutuşumu sıkılaştırır ve tırmanmaya devam ederdim. En tepede olarak döşeme kapısına vuruyor olur ve Krasovic, gündüz adamı beni içeriye alıyor olurdu. Bir kaç kelime konuşurduk. Krasovic her zaman “Aşağıda yeni ne var?” diye soruyor olurdu. Ardından gidiyor olmak için bir aceleyle yağ lekeli eldivenlerini ve yünden basma şapkasını çekiyor olur kendini döşeme kapısından içeriye doğru alçaltıyor olurdu, şapkasından olarak beyaz perçem ondan olarak gördüğüm son şey olurdu. Kışın olarak her zaman gazyağı ocağını açıyor olurdum Krasovic’in gündüz ihtiyaç duyduğundan geceleri daha fazla sıcaklığa ihtiyaç duyuyor olarak. Şimdi bile gazyağının kokusu benim için yalnızlık ve huzurun kokusudur.

Çizelgeye bakıyor oldum, şeridi okudum, trenlerin durdukları yeri çalışıyor oldum. Ardından olarak çizgide bir sonraki kuleye sinyalimi çektim, cevabı kaydediyor oldum, ışığın çizelgede değişiyor olmasını izledim, güzergahları kontrol ettim –yapılacak yeterince şey vardı. Pencerede duruyor olmak ve aşağıya doğru rayları bakmak bile, açık alandaki gece ışıklarını yansıtıyor olduğu sürece –bütün bir rayları ufukta birleşiyor olmak üzere görmeyi severdim- bu bile bir asli yeterlik, bir hal becerisiydi. Mutlucaydım.

İşin tehlikesi beni çokça keyiflendiriyordu. İlk olarak kendime olan tehlikesi vardı gerçi ufakça bile olsa –merdivenden düşüyor olabileceğim ihtimali, döşeme kapısının benim altıma doğru yol verebileceği ya da fırtınalı gecelerde, tren çelikten çatıda kükrüyor olduğunda şimşeğin beni çakabilecek olması. Ardından olarak bir tren kazası tehlikesi vardı –ki beni ilgilendiriyorcaydı, gerçi pek de trenlerin hayrı için değil, yükün ya da insan hayatının, benim işimdeki mükemmelceliğim için. Bunun bir kalpsizlik ve hayata karşı olarak bir kayıtsızlık olduğunu düşünüyor değilim. Daha ziyadesiyle olarak bir becerinin bir yolu, bir sanat, bir cerrahınki hatta belki de bir kemancınınki gibi olarak. Hayatın kendisinden daha büyükçe olan bir beceri veya sanat değil ancak kişinin hayatın için olarak bir hissi ve onunla ilgili olarak bilgisi sanat içerisinde olarak tamamiyle içeriliyor olur ve ondan ayrıca olarak bir şey değildir. Demiryolu, benim için böylesine üstünce bir şey olmuştu. Şimdi bir adanmış hayat asla tehlikesizce değildir. Bağlılığımda yatıyor olan tehlike eldeki görevle ilgili olarak somutça hissimi bir şekilde kaybediyor olabileceğimdi. Ah evet, uykuya dalabilir veya kimi mesajımı veya sinyali yanlış yorumlayabilir ya da uyarı ışığının çizelgede kırmızıya doğru gidiyor olduğunu görmekte başarısız olabilirim bu ihtimaller her zaman bulunuyor olur ancak onlarla bağlıca olarak daha gizlice bir tehlike vardı –meseleye katılıyor olmakta başarısız olmak, asıl meseleye ışığın gösteriyor olduğu o olmadan iş anlamsız olan. Bu tehlike onların arasından olarak en büyüğünü yaratıyor oluyordu, tehlikenin kendisinden olan tehlikeyi, güvensizliğe ve endişeliğe düşüyor olma tehlikesini. Böylesine bir işte olarak bir adamın inanç için olarak büyükçe bir yeterliği olmalıdır, kendine ve diğerlerine, bütün bir insanlığa inanıyor olmalıdır, en aşağı fener memurundan dürbünleri ve çizgili şapkasıyla mühendise kadar. Mükemmelce bir dinginlikle bütün bir bilet satıcıları, yük memurları, rıhtım işçileri, ray müfettişleri, kapı adamları, sinyalciler, frenciler, itfaiyeciler, istasyon şeflerini düşünebiliyor olmalı ve onlara ‘Barış sizinle olsun –hepimiz aynı amaç için çalışıyor oluyoruz’ diyor olmalıdır.

Sakinlik, inanç, dinginlik – bana öyle geliyor oluyor ki bir demiryolu çalışanından daha bilgece olan bir kimse yoktur. Ki bu doğru anlamıyla bir bilgeliktir ki kuvvet olan.

***

Büyükçe tren kazası kontrol kulesindeki günlerimi bitiriyor oldu. Sorumluca değildim, soruşturma beni temize çıkarıyor oldu. Çizgi üzerinde olarak öylesine çok hata o gece yapılıyor olmuştu ki suçu düzeltiyor olmak çok zorcaydı. Kesinlikle ki hatalıca değildim, kaza benim kulemden yalnızca yarım mil sonra olarak gerçekleşmiş olmasına rağmen. Bir saat önce olarak geçit üzerinden hızlıca olarak Ray 5’e sinyal veriyor oldum, tam olarak da talimatlarımla uyum içerisinde olarak ve bütün bir yol üzerinde olan istasyonlara doğruca olan raporları yaptım. Hızlıca yükün takvim edilmiş olan duraklarını çalışıyor oldum, Ray 4’teki doğrudan geliyor olmaya dolayı olarak, ve su kulesinin bütün bir tayfasına doğru olarak telgraf ettim. Kazadan bir an önce olarak treni zamanında gidiyor, tam altından acele ediyor olarak gördüm, kazanın altındaki ateş rayın her iki tarafını da kızılca yapıyor olarak. Ancak yük treninin tepe ışıklarını görüyor olduktan ve yolcu treninin tek bir sıra halinde birleştiğini görüyor olduktan, birleşmeyi ve ateşlerin sıçrıyor olduğunu gördükten, çarpışmayı ve bağırmaları duyuyor olduktan, kazanların patlayışını duyduktan sonra nasıl olur da sorumlu hissediyor olmam? Soruşturmayla olarak açık edildikten ve kuledeki işim tekrardan olarak bana önerildikten sonra onu reddettim. Başka bir daireye gönderiliyor olmayı istedim.

Eğer ki kaç hayatın kaybedildiğini söyleyecek, kaç milyon dolar değerindeki mal ve mülkün yok olduğunu söyleyecek olsaydım bu tam olarak mesele mi olacaktı? Ve eğer ki tek bir kemik bile kırılmışça olsa, yalnızca bir kasa bile zarar görmüş olsa bu herhangi bir şekilde felaketi azaltıyor mu olurdu? Bu güne kadar olarak bir kontrol kulesine geçiyor ya da değişim sinyallerini değişir görüyor olamıyorum, bayrak işaretlerinin kolları havada üzüntü tarafından alt ediliyor olmadan sallanıyor olarak.

İstasyon kulubesine olan bir gönderilme için başvuruyor oldum ve bir zaman için olarak bir kafeste bir bilet satıcısı olarak çalışıyor oldum. Bu kendime zorlanmış olan bir ceza, hapiste bir … İşime dayanıyor olamıyordum, tekdüze ve yorgunluk vericiydi. Tehlikeli huzur hissi, kulenin inceliği ve derinliği gidiyor olmuştu. İstasyon gürültülüce, kalabalık, beni titretiyor ove öksürtüyor yapan soğuk hava cereyanları ve dumanla doluydu. Tek bir seferde olarak yaşlılık üzerime çöküyor oldu, sinirlileşiyor, huysuzlaşıyor ve inceliyor oldum, yolcularla ve diğer çalışanlarla kavga ediyordum. Bir gün karım ne kadar griye döndüğümü söylüyor oldu. Bütün bir kendilik hissimi kaybediyor oldum ki bu da bir kişinin gençliğini kaybediyor olması demektir. Ancak kendi yeni yerimi ne kadar çok hoşnutsuz oluyorsam ona o kadar sıkıca sarılıyordum.

En sonunda olarak bir korkağın kefaretini yapıyor olduğuma inanıyor oldum. Kendi hapishanesine inanıyor olan mahkuma acıyor olun –benim işim başka yerdeydi. Özgürlükle kışkırtılmışça olarak ancak kuleye dönmek üzere olarak içsel bir kayıp hissiyle engelleniyor olarak telgraf dairesine, hareket halinde yük bölünmesine bir gönderilme için başvuruyor oldum, ki bugün çalışıyor olduğum yer.

Ben bir telgraf işleticisiyim. Yeni yeterliğimde olarak ülke boyunca yük trenlerinde tek bir seferde aylarca olarak yolculuk ediyor oluyorum, yalnızca bir başkasına girmek için bir vagonu terkediyor olarak. Bu koşullara bağlanmamış, yeni meskenimde yerinde değilmişçe hissediyor oluyorum. Yalnızca geceleri yakıyor olduğum gazyağı lambalar kendi azalıyor olan kişiliğimi yakalıyor oluyor ve beni tekrardan geri geçmişe götürüyor.

Şehirden şehire olarak mesajları yol üzerinde alıyor olmak ve onları mühendise, frenciye ve tayfanın geri kalanına aktarıyor olmak benim işim. Çalışma kimi önemiyle beraber –ancak kontrol kulesiyle kıyas olunduğunda… Orada kulede olarak yaptığım iş vardı ve gösteriyor olduğu gerçekçelik tekti, burada ise ikisi arasında bir şekilde doldurmak için çabalamak zorunda olduğum bir boşluk var.

Yine de biliyorum, bana öyle geliyor ki hala hangi amacı takip ediyor olduğumu biliyor oluyorum.

Vagon yalnızca bir yer, gerçi her zaman olarak onun içerisinde tek başıma değilim. Çoğunlukla olarak frenci benimle beraber sürüyor oluyor ve beraber dama oynuyoruz ve kahve içiyor oluyor ve kendi deneyimlerimizi ilişkilendiriyoruz. Yalnızca olarak kendi demiryolu günlerimizden sanki hayatta başka bir şey yokmuşçasına bahsediyoruz. Ancak demiryolu onun kavrıyor olduğu adam için çok yakınca bir şeydir ve biz hepimiz onu böylesine aldığımız için memnunuz.

Benim durumumda olarak demiryolu karımdan ve ailemden bile olarak nasıl da daha yakınca bir şey oluyor olmuştu. Karım iyice bir kadındır. Evlenmiş olduğumuz günden beri onun dünyası bizim evimiz oldu ve onu başka bir adama da pekala olarak en derin memnuniyeti ve mutluluğu vermişçe olabilecek bir ev yapıyor oldu. Ailemden hayal kırıklığı duyuyor olduğumdan ya da herşeyden sonra bana kimi bir memnuniyet vermiyor olduğundan değil. Ancak sundurmanın önündeki sallanan sandalyede ayaklarım korkuluklarda olarak kimi adamların yapıyor olduğu gibi oturamıyorum, ellerimde bir gazete, ağzımda bir pipo veya sigara olarak ve gözlerim dışarıda hoşça ufak bahçe üzerinde dolaşıyor olur ve çit postası üzerinde dinlenir ve daha ileriye doğru yolculuk etmez halde olarak. Kulaklarında kişinin yaza ait olan bir iyilik hali gibi olması gereken memnuniyeti hissediyor olamıyorum –sundurmadan görüyor olduğum şeyin benim olduğunu biliyor olmaktan duyduğum memnuniyet. Benim benim benim diye fısıldıyor oluyor iyi adamın kulaklarına, başını sallıyor, kalbi susuyor halde, kendine ait olan içerisinde huzurlu. Sormaya eğimli hissediyorum ki benim olan nedir? Bahçedeki delice dönüyor olan fıskiye mi, çocukların kullanıyor olabileceği sarı sulama tenekesi mi, bahçe makasları mı? İnce tahtadan çatısıyla evin kendisi mi, mutfak penceresindeki damalı perdeler mi? Bu şeylere sahip oluyor olduğumu ya da onların bana sahip olduğu hissinde değilim. Şeylerde yatıyor olan bir mutluluk vardır ve bu onu tatbik ediyor olan nesneler vardır ve kendininmişçesine tatbik ediyor olan, sokaktaki arkadaşların yüzleri gibi. Ancak şeylerde olmayan da bir mutluluk vardır ve bu dünyada hiçbir yerde duruyorca değildir.

Karıma ne söylüyor olabilirim? Aramızdaki akıntıdan tamamiyle olarak farkında olabilir mi? Asla kavga ediyor olmuyoruz ancak her bir hissinde olarak bir üzüntü etmeni var, bir boyun eğme veya bir yenilginin izi olarak. Mutluca bir kadın oluyor olabilirdi… ancak yine de başka hiç bir yerde mutluluğunu arıyor olmayacaktır. Onun yerine bir bağlılıkla olarak, itiraf ediyorum anlamakta zorluk çektiğim ve beni daha ziyadesiyle utanç içerisine koyuyor olarak … ona keder getiriyor olan şeylere bakıyor oluyor.

Böylece olarak çocuklarımız. Oğullarım Paul ve Tom beni her zaman takdir ediyor oldular ve son olarak eve yalnızca sıkça olmayan aralıklarla gelebiliyor olduğumdan takdirleri özlemle beraber yoğunlaşıyor olarak bir tapınmaya doğru büyüdü. Onlara getiriyor olduğum oyuncakların her zaman işimle olarak bir ilgisi vardı: trenler, raylar, istasyon kulübeleri, bayrak işaretleri, su …, köprüler ve köprü ayakları, kontrol kuleleri. Onlar için millerce olarak evin içerisinde ve bahçede raylar döşüyor oldum, ufakça toprak işleri döktüm, tüneller kazdım, felaket koşullarını canlandırıyor oldum ve kurtarmalar düzenledim: tren kazaları, yangınlar ve seller olarak. Katılıyor olmayan oyunlarında bile tabii olarak trenlere dönüyor oldular, bir sandalye veya kutular dizesi diziyor oldular ve büyükçe olan, mühendis, önde oturuyor oldu ve çuf-çuf-çuf-çuf-çuuuuf ediyor olurdu, bir yandan makinist, daha genç olan arkada duruyor ve Çın-çın diye bağırıyor olarak.

Onları her zaman olarak trenlerle oynuyor görmek karımı onların kendinden uzağa doğru olarak bana ve demiryoluna olan bağlılıklarıyla çekildiğini hissediyor olduğundan incitiyor olmalıydı. Yine de onların oyunlarına karışıyor değildi ancak üzgünce bir kenarda duran olarak gözlemliyordu. Gerçekten de onları buna yüreklendiriyor oluyordu, belki de çocukların benim için olan sevgisinin kendi iyiliği için temin edilmesi gerektiğini düşünüyor olarak. Pek uzunca bir süre önce olmayarak bir kaç aylık bir yokluktan döndükten sonra çocukları oyunda demiryolunun üniforma kıyafetleri içerisinde olarak oyunda buluyor oldum. Paul çizgili tulumlar ve kasket ve bir çift siyah gözlükler giyiyor, Tom üzerinde bir makinistin parlak pirinç düğmeleriyle olarak mavi yün kumaşları vardı. Anneleri bu kıyafetleri temin ediyor olmak için büyük zahmetlere katlanmıştı, çocukların genelde giyiyor olmadığı kıyafetler.

Benim geliyor ve gidiyor olmam hepimizi üzüyor oluyor. Birleşmelerimiz gerilmiş halde, ne zaman eve dönüyor olsam çocukların bile soruyor olmaya tereddüt ettiği soru üzerimizde sallanıyor oluyor: Bu sefer olarak ne kadar kalacaksın, bir sonra olarak nereye gideceksin? Ve ne zaman terk ediyor olsam, çocuklar gözlerinde yaşlar olarak onları da beraber alıyor olmam için yalvarıyorlar. Karım her zaman olarak ne kadar çokça korktuğunu belirtiyor olan kimi ifadeler yapıyor oluyor ve işimin tehlikesini abartıyor. Sundurmada duruyor oluyor ve bir mendili veda halinde ben görünüyor olma dışında olana dek sallıyor –neredeyse halihazırda trende olduğuma kadar olarak.

***

Hayat yalnızca. Yalnızca bir vagona ona giriyorken tek bir bakış atıyor olmam gerekiyor ki bütün adamların orada benden önce olmuş olduğunu görmem ve onların neler hissetmiş olduğunu hissediyor olmam için. İşte orada duvara çivilenmiş olan takvim, bir kızın bir resmi ya da üzerinde bir gün batımı olarak, işte yıllık ve onun yanında olarak içerisinde kahve artıklarının kuruyor olduğu bardak, ekmek kırıntıları kenara sıkışmış olarak. Kelimelerle beraber kağıt parçaları, şehirlerin isimleri üzerine rakamlar not alınmış olarak, bir pastel boya, kimi çiviler, bir kalem kalıntısı. Kömür tozunun kokusu, küller, yağ..

Ancak yolculuklarımda olarak arkadaşlar ediniyor oldum. Onlardan bir tanesi bir ormancı, yangın nöbetinde olarak. O da bir kulede mukim oluyor. (O da diyor oluyorum, kendiminkinden asla aşağı iniyor olmadım.) Ağaçların üzerinde yüksekçe ormanı dürbünleriyle bir yangın için tarıyor halde. Ve peki ormancı yangından korkuyor olur mu? Bir anlamıyla evet. Ancak kalbinde yangını seviyordur ve onun için gözlüklerinin içerisinden doğru bakıyor olduğundan yangının gözüküyor olması için dua ediyordur. Tehlikeyi seviyor olmanın ne anlama geldiğini biliyorum.

Arkadaşlarımdan bir diğeri bir balıkçı. Ufakça sakin bir dağ gölünde balık avlıyor, zaman zaman duruyor olduğumuz bir tanesine yakınca. Basit bir duyumsuz birader, yüzü ve kolunun ön kısımlarınca çillerle kaplı olarak. Balıkçının kendi bir makarası, ağları ve yemli var –bütün bir gerekli olağan ekipmanlar. Ancak yanında olarak yalnızca bir türden balık için kullanıyor olduğu bir keskin mızrağı tutuyor olduğunu hayal etmeyi seviyorum. Bu altınca renkten bir balık gerçi pek sıkça altın balığı denen şeyden değil. Ona ne diyor olmalıyım? Balıkçı mızrağı nasıl atıyor olması gerektiğini biliyor öyleki balığı onu öldürüyor ve yaralıyor olmadan hareketsiz bırakıyor. Onu olağan işi içerisinde resmediyor oluyorum, iyi bir avı keyfediyor oluyor ancak aniden altınca balık görünüyor bir an için loşça suyun derinliklerinde olarak. Makarasını atıyor oluyor, mızrağı yakalıyor ve onu sallıyor oluyor, isteklice, emince, beceriklice olarak ucu suyu deliyorken ses veya sıçratma olmadan. Balık mıhlanmışça oluyor. Balıkçı nehre mızrağı kadar zarifçe olarak dalıyor ve dışarı elinde balık olarak çıkıyor. Bir kurtal olarak onları geri atıyor oluyor ancak ailesine kimi bir kaçını evine ailesine götürüyor ve sundurmadaki büyük bir tekne içerisinde yüzdürüyor tutuyor. Balıkları hayal ediyor olmayı seviyorum, tutsaklık içerisinde solmuşça altınca renkleri çamurlu bir maviye dönmüş olarak.

Daha ziyadesiyle sıkça olan şey bana tekrardan oldu. Bir ikinci aile ediniyor oldum, demiryolu adamlarının yapıyor olduğu gibi, bu da şu anlama geliyor ki benim durumumda olarak karılar ve çocuk değil ancak yalnızca başka bir kadın. Ancak demiryolu adamları için tam olarakça çünkü gerçek kalıcı bir ilişki olamayacağından gerçek bir sürüyor olmama da yoktur ve bir kadın bir aile olaraktır. Martha’yla paylaşıyor olduğum ikinci bir ev veya yuva bile değil ancak bir oda kiralama evinde döşenmişçe bir oda ve burada olarak nesneler oldukça seslice çalıyor olan çalar saatler, bir fildişinden tarak ve konsolun üzerinde olarak bir telden fırça, bir doğruca sandalye ve bir sallanan sandalye her ikisi de gıcırdıyor olarak, bir demir yatak ve içerisinde yıkanıyor olmak için bir havza.

Bu şekilde olarak son bir kez sefer bir kaç günlüğüne duruyor olduk. İlk duruyor oluşumuzda geceleyin geç saat vardık. Oldukça sıcakça bir geceydi. Sıcak vagon içerisinde yatamıyor olarak bir şeyler içiyor olmak için yemek gişesine gittim. Martha beni bekliyor oldu. En başından olarak eskice olan arkadaşlar gibiydik (istasyon garsonlarına kendi türümüzden olarak görüyor oluruz) ve bu aşina, öğrenilmiş hepimiz için pek çokça sevgili demiryolu konuşması içerisinde nişanlandık. Ancak Martha demiryoluyla uzunca olarak beraberce değildi ve konuşması hala tazeceydi. Beni çokça eğlendiriyor olan lugatte çokça hatalar yapıyor oldu ve her gün batımında içeri doğru çekiyor olan Batı Savaşçısıyla ilgili safiyane tanımlamasıyla benim hayranlığımı yükseltiyor oldu. Makine ray üzerinde duruyor olarak, soluyor, ileri gitmek üzere sabırsız, yüzünde kızgınca bir ifadeyle olarak. Makine ne kadar hızgınca ve daha fazlasıyle sabırsızcaysa Martha o kadar yalnız hissediyor. Onu insanların buluşuyor ve ayrılıyor olduğunu görmek, bekliyor olanların endişesini ve birleşiyor olmanın neşesini gözlemliyor olmak onu üzüntülü yapıyor ve ne zaman ki güneş doğuyor olduğunda sinyal ışıkları mesafe içerisinde parıldamaya başlıyor ve o Savaşçının uzak çığlıklarını eve tekrardan acele ediyor olarak duyuyor ve ağlama hazır hissediyor…. Hassas bir tabiatta olan her genç kızın kendi için demiryolunda ilk çalışıyor olmaya geldiğinde  ışıklar, gürültüler ve trenler içerisinden yaratıyor olacağı erken bir şiir.

Eski arkadaşlar ve yabancılarız. Bu iki uç arasındaki en genelde yakınlık tarafından dolduruluyor olan bu boşlukta olarak bizim durumumuzda boş. Kendimi Martha ile olan ilişkiye veriyor olmaya bir kaç sebepten dolayı tereddüt ediyorum, en önemlisi olarak açığa yapabiliyor olabildiğim sürece ondan çokça daha fazla yaşlıca olmam, bunun hayatımdaki ilk ya da son böyle bir arkadaşlık oluyor olmaması ve bunun herşeyden sonra olarak beni kendi tercihimin veya yaratımımın eseri olan değil ancak daha ziyadesiyle olarak demiryolunun tabiatının benim üzerime zorladığı biri olması. “Benim üzerime zorlanıyor” çokça kuvvetli bir ifade, “bana verilmiş olan” daha doğruca. Ancak onu alıyor olmakta tereddüt ediyorum eğer ki birini kabul etmiyor olursam bir diğerini en nihayetinde edeceğimi biliyor olsam bile. Ülke boyunca yolculuk ediyor olduğumuzda yolumuza çıkıyor olan yığın halindeki deneyimin bir numarası: öylesine çokça şey öğreniyor ve o kadar çeşitlice olarak şeyleri tanıyor oluyoruz ki, erkekler ve kadınlar, yüzler, sesler, yerler, en nihayetinde olarak kendi erdemimizin bir aptalı oluyoruz ve her bir deneyime olarak kendimizi bilgimizin en nihayetinde bir meyve vereceği umuduyla yeniden veriyoruz. Bunca bilgiden sonra olarak bir nihai bilgelik geliyor olmalı, bir nihai dünyada topluyor olduğumuz bütün zenginliği içeriyor olacak bir mülk. Ancak onun için erişiyor olmakta tereddüt ediyorum çünkü demiryolu sınırsızca ve bir hayat süresi boyunca neyin muhteva edilip edilemeyeceğini biliyorum. Böylece şeyler bunca elin altında yakındayken, şeyler verilmişken en yakınca şeye bile uzanıyor olmakta tereddüt ediyorum çünkü nasıl biliyor olabilirim ki onun içerisinden olarak en uzak olana erişiyor olmayı kastediyor olmadığımı? Bilgime güveniyor olmak için çokça fazla şey biliyorum –Martha’yla beraber olarak budala olmaktan korkuyorum.

Ancak seyahatler alışkanlığğı içerisindeyiz ve içgüdümüz de aynı zamanda olarak seyahat eden bir tanesi ve tek bir yerde uzunca olarak kalamıyor. Kendilerimizin üzerine fazladan erişiyor olmaya, kendilerimizin yanından geçiyor olmaya mecburuz. Düşünüyoruz ki: bir sonraki kasaba, bir sonraki istasyon, bir sonraki gün. Ve seyahat ettikçe çözünüyür oluyoruz: bir zamanda, bir yerde olarak doğru olmuş olan şey artık bir diğerinde olarak daha fazlasıyla doğru değil. Orada Great Bear’s Paw’daydım ve bir şeyi düşünüyor oluyordum, şimdi Red River Canyon’dayım ve Great Bear’s Paw asla mevcut olmamış bile olabilir, yakında olarak Timothy’s Geçidinde olacağım de biliyor değilim ki neyi düşünüyor olacağımı. Kapı eşiğinde olduğumuzda kapı eşinde oluyoruz ve hareket ettiğimizde de hareket ediyor. Ancak her hareketin kendinin olarak merkezi, sabit duruyor olan noktası vardır. Benim de kendi merkezim yok mu, düşünecek olduğum karım ve çocuklarım olarak? Ancak neyi düşünecek olduğumu bilmiyorum ve yine de bir milin mesafesince hayatta kalabilecek olan bir tek gerçeklikle henüz karşılaşıyor olacağım. Bütün biliyor olduğum şey kontrol kulesinin hayatıma olarak bunca erken gelmiş olması ve gelmiş olarak benimle beraber kalamamış olması.

Kendimin ondan çok daha safiyane olduğunu görüyor olmasını kanıt olarak da kendimin onun odasındaki, onun yatağındaki varlığını işaret ediyor olarak göstermeye çalıştım. Ancak neyi kastediyor olduğumu anlamakta başarısız oluyor. Belki de ona kendi yaşımla ilgili on seneliğine çıkartarak yalan söylemiş olduğumu ve bir karım ve çocuklarım olduğunu anlatıyor olmam gerekiyor. Ancak bu da biliyorum ki fayda yapıyor olmayacak. Beni hepsinden daha fazlasıyla “heyecan verici” (onun kelimesi) buluyor olacak ve ondan saklamış olduğum on yıl için hesap veriyor olmamda ısrar edecek. “Ne oldu, nereye gidiyor oldun, neler yaptın?” Ailem hakkında bütün bir her şeyi biliyor olmak isteyecek ve karımı ve içerisinde yaşıyor olduğumuz evi tarif ediyor olmam ve kendi oğullarımın fotoğraf karelerini demiryolu kıyafetleri içerisinde gösteriyor olmam ve yorgunluk içerisinde onun gıdaklama ve ötüyor olmalarını dinlemem gerekecek. “Zavallı kız,” ona söylüyor olmak isterdim ki, “önünde olarak bütün bir hayat var.” Bir aptal gibi sırıtıyor oluyor ve yine de anlamıyor. Martha asla anlıyor olmayacak. Kendi bıkmaz olan hayranlığını bana sunuyor olmaya devam ediyor olacak –ta ki bir gün aniden benden bıkmış olacağı ve bir başkasına gidiyor oluncaya dek. Ve ardından ben de gidiyor olacağım.

Martha ile olarak ne istiyorum? Bütün istediğim şey şu ki demiryolu şapkamı onu konsolu üzerine atmak, kot ceketimi çıkartıyor olmak, gömlek kolları ve çorap askıları içerisinde onun sallanan sandalyesinde oturmak ve ağır ve sivri burunlu ayakkabılarımı çözmek ve çıkarıyor olmak için eğilmek (daha ziyadesiyle katıca). Ve bunu ne zaman ki yapıyor olduğumda memnunum. Diğer yandan olarak bütün bir gece boyunca yakındaki açık alanın sesleri işte orada makas değiştiren trenler, düdükler çalıyor olarak, hattan aşağı doğru yolculuk ediyor olan arabaların tertibat aniden durduğunda beraber sıkışıyor olmalarının gürültüsü. Bana öyle geliyor oluyor ki demiryolunun gürültülerini uykumda duyuyorum.

Onun kasabanın diğer ucunda yaşıyor olan ailesiyle tanıştım: babası, bir barda kemancı, abisi, terhis edilmiş bir gemici olarak ve iki kız kardeşi, biri daktilocu öteki ise bir lisede olarak kız. Bir Pazar öğleden sonrasında olarak bir beyzbol oyununa kendim ikramda bulunuyor olarak gittik. Aileleri bana güvenmiyordu ve bitmez bir şekilde beni kendi kişisel hayatımla ilgili sorgu ediyor oldular, tabii ki benim evli bir adam olduğumdan şüphe ediyorlardı. Bu beyzbol oyununu öneriyor olmam onların iyi niyetini kazanıyor olmak içindi (Marthanın iyiliği için). Garip bir öğleden sonra. Yaşlı kemancı her iki tarafı da tutuyor oldu ve bilmiyorum ki benim hesabıma olarak kaç sıcak şerbet ve şişelerce soda içti. Diğerleri tarafçıl olmak için yeterince genç olarak ev sahibi takımın zaferinde gerçek bir keyif hissediyor oldu. Ben kendimi ziyaretçilerle bir tanımladım özellikle de olarak bizim açık tribünlerdeki yerimize en yakın olan ortadaki tutucuyla ve onların yenilgisini daha fazlasıyla veya az olarak sineye aldım. Sekizinci vuruş sırasına kadar Blake, benim tutucum olarak üç koşuya izin veriyor olan bir uçan topu kaçırana kadar yakın bir oyundu. Yüzünden topun altından kendine güvenli bir şekilde koşuyor olduktan ve hazır bir halde eldivenin bir kaç sefer olarak vurduktan sonra yüzün geçmiş olan umutsuzluk görünümü hatırlıyorum, artık görünüyor olmadığını çok geç fark etti ve onun arkasındaki açık alandaki çitlere vuruyor olduğunu görmek için arkasını döndü. Aile oyundan sonra olarak bana nazikti ve beni onlarla beraber akşam yemeğine geliyor yaptılar.

Çalar saat şafakta çalıyor olur. Onu Martha’yı uyandırıyor olmadan önce kapatmak için yataktan sıçrarım. Uykusunda olarak kımıldanır ve iç geçirir. Onu uykuda kalıyor olarak tercih ederim. Hızlı bir şekilde giyiniyor olurum ve odadan hırsızlama çıkarım. Tren yakında ayrılıyor olacaktır. Açık alana koşuyor olmam için yalnızca bir kaç dakika vardır. Rayları cebimdeki kağıtları hissediyor olarak ve arkada hiçbir şeyi bırakmamış olduğumu umarak geçerim. Makinenin zili çoktan çalıyor olmuştur. Koşuyor olduğum sürece bana öyle gelir ki olumsuzlama içerisinde çınlıyordur: Bu değil, şu değil, bu değil, şu değil. Lokomotifin tepe ışıkları şafakta parlakçadır. Üzerimde raylardan geçiyor olduğum sürece parıldıyor olur ve hissediyor olurum ki doğrudan gözlerime parıldamak için yeterince uzunca beni tutmak isteyeceğini ve soracağını ki: “Bu değil, şu değil –o halde ne?” Vagon için koşuyor olurum, tayfa yerlerinde olarak benim ardımdan çağırıyorlar ve gülüyorlardır. Aniden olarak oldukça yorgun ve soluksuz, bir yaşlı adam olarak hissederim ve düşünürüm “Tanrım ya eğer gerçekten cevabı bilmiyorsam?”

Ancak biliyorum. Tehlike anlarında olarak o zamanlarda bir istasyon ve bir diğerinden olan yoldan eminimdir, kasabayla kasaba arasında, bu an ve bir sonraki arasında olarak. Ardından olarak hareket tek gerçekliktir. Ülke yanımdan olarak bir yeşil kütlesi bir diğeriyle kaynaşarak kayıyor olur. Tren bana söylüyor olur ki savul, savul! Onu boğuk sesi içerisinde ileriye doğru inliyor olarak bir kademeli geçiş üzerine yaklaşıyor haldeyken, çiftleniyor olmanın ciyaklamasında, arabaların tıkırdamasında duyuyor olurum. Tehlike her zaman olarak eldedir.

Arkadaşlarımı düşünüyor oluyorum ormancıyı ve balıkçıyı. Benim hayatım da onların ki kadar basitçe olacak mıdır!… eğer ki ancak ateşi izliyor olmak ve ateş iç geçirdiğinde ikazı gönderiyor , bütün diğer şeyleri bir kenara bırakıyor ve anı geliyor olduğunda bir mızrak çekiyor olsam! Kişinin bir harika beceriyle olarak mutluluğunu kovalıyor olması –onu yaralanıyor olmadan ve tekrar gitmeye bırakıyor olarak. Alınmak üzere oradadır becerikli ellerle olarak yakalanmış ancak nazikçe, pek çokça nazikçe. Alınmak üzere oradadır ki –ancak yalnızca olarak bir an için ve ardından sıçrayarak ayrılır. Hangi sulara olarak? Ne derinliklere?

Bunun yerine yakalama anı için bekliyor olmalıyım. Artık bana kulede olduğu gibi katılıyor olmuyor, an bitamam müşfik zaman içerisinde uzamış oluyor. Şimdi onun için bekliyor olmalıyım, öylesine uzunca olarak beklemek korkuyla titriyor olarak ve yine de gelecek olmasından umutsuzca değil. Geliyor olacaktır –oradadır.

Ancak felaket? Başka bir kaza? Bunu acele ediyor olan tren içerisinde kapıda duruyor olarak bekliyorken görevimi ihmal ediyor olduğumu biliyorum. Bu sefer yalnızca olarak ben sorumluyum.

Ancak tren gecenin içerisinde olarak hız topluyor ve ileri doğru acele ediyor, tekerlekler tıkırdanıyor olur raylar uzağa doğru kıvrılır. Yarış başlamıştır! Rüzgar bana karşı olarak vuruyor yüzüme doğru olarak karlar bulaştırıyordur. Bağırıyor olurum, bağırırım ve kendimi duyuluyor yapmak için şarkı söylerim –başka durumlarda olarak pek kesinlikle delilik olacak bir davranış. Ancak bu olduğu haliyle olarak yalnızca şarkı söyleme cesaretidir. Yarıştaki benim kendi coşkunluğumdur ve yapmış olduğumun bilgisi içerisinde, acele ediyor olduğumuz yerin –onun için riski ve ödülü olarak.

14.07.2013

Advertisements