Aside

Türkiye Cumhuriyeti, Caz ve de Ece Ayhan

Görsel

Bu üçünün bir karışımı bize çok dehşetengiz bir kokteylin ilk kokularını sunuyordur aslına bakarsanız. Basit, Caz (Jazz) yapmak esasen yalnızca ufak bir kesimin değil aynı zamanda da oldukça da kalabalık bir Halkın sorunudur da. Aynı zamanda bu yapılacak olan Halkın Cazının da aynı şekilde şiir desteğiyle beraber kendisini arkasına alacak şekilde sürdürebilmesi de gereklidir. Yani arkasında almış olduğu Şiir tertibatıyla beraber oluşturduğu bir Mürettebatın kızılca kıyamet hareketliliği: Yani Türkiye Cumhuriyeti.

Böylelikle ki en azından biz yalnızca hızlıca bir ilerleyişi Cazın cızırtıları ve hışırtılarını da hesaba katarak alıyor olmakla kalmayacak, aynı zamanda da Ece Ayhan’ın o güzel deyimiyle: “Savulun Yortuların!” da diyebileceğizdir. Yani bu şekilde ki esasen biz Resim sanatının en mükemmel ve hakeratimiz öğeler içermeyen biçimlerini alacak, ve kendi özgün formlarımız ve şekillerimiz içerisinde onları yeniden keşfedebiliyor olabilme şansını da yine kendimize bahiş etmiş olacağızdır. Bu şekilde ki yalnızca Ece Ayhan ve Caz, aynı zamanda Cumhuriyet‘in hizmetindeki bir Aydınlanma Aygıtı değil ancak aynı zamanda da gerçek bir Önerge’nin ilk adımlarını temin edecek bir oluşumun da başlangıç adımlarını teşkil edecektir: Yani, Cazın getirdiği Devrim.

Böylelikle ki yalnızca Caz’ın o kendi içsel ve özgün ritmik yapısına özgü sert davullar ve ritmik kopuş ve kırılmalar bize yalnızca Ece Ayhan ve Dostlarının şiirlerini açıyor olmakla kalmayacak, aynı zamanda da pek çok başka türden Müziklerin kendisinin de Caz yoluyla Dünyanın geri kalan tüm Müziklerin tümü ile ilişkilendirebilmesinin Yolu da açılabilmiş olacaktır. Çok yaşa Dünya Halklarının Müzik Kardeşliği!

Yiğit O. Özdemir

02.08.2013

Advertisements