Fazıl Say ve Ufak Uras’ın Rakılı fotoğrafları: Kaçar gibi Yazmak

ufuk_urastan_basbakana_temel_fikrasi13543606470_h959023

 310720131623217163922

İlk fotoğraf Ufak Uras’ın bir canlı yayında Başbakan’a fıkra anlatıyor olduğu bir Televizyon programından, ikincisi ise, eh, zaten malumunuz olduğunu tahmin ederek biz de bu yazıları yazmaya kalkışabiliyoruz. Varol Türkiye!!!

Fazıl Say, her ne kadar her zaman doğru konuda ve her zaman doğru zamanda doğru şeyleri söylüyor olsa da, ne yazık ki, her zaman yanlış şekilde söyleyen bir şahıs olarak, hani, belki, diyebiliriz ki kimi bir zaman en azından ki bazen, yanlış bir şekilde de söyleyemeyebilir da olabilsin. Yani kısacası ki, eğer ki sayın Uras’a böyle bir lüzumsuz saldırı yapılmış ise, ayrılın arkadaş vasfında olaya müdahele ediyor olmanın, çok da lüzumlu bir tarafından öte, lüzumsuz da sayılmayabilecek bir tarafı da var mıdır? Yoksa, yok mudur.

Bana kalacak olursa başta sayın Ruas’ın tarafından bakıldığında yokmuş gibi görünebilecek de olunmasına rağmen, Fazıl Say’ın o güzelim adlandırılmasıyla “çakma demokrat”ın yerine, biz en iyisi mi, gerçek demokrat sıfatı Fazıl Say’a ekleyelim, ve Fazıl Say’ın da o güzelim adlandırıyor olmasıyla diyelim ki, sahte demokrat. Yani, sahteci, değil, sahtekarlık yapan eden falan hiç değil, yani, en kısasıyla ki, sahtecil demokrat. Sahtesever demokrat, sahtegörür demokrat, sahtesayar sahteduyar sahtekorur sahtekurar demokrat. Yani kısacası bir semokraté. Yani, yarım bir yarım demokrat, yarım bir buçuk porsiyon 0,75 Yetl’den Eminönü’nde satılacak olsa, en bir aç martıların bile yemeyeceği türden, gayri simitçil, sayri çaycıl, gayri peynircil bir demokrat. Yani, semokraté.

Böylelikle ki, rakı masasında alem fotoğrafları çıktı gibisinden büyük ihtimalle kendisini bir Hürriyet manşeti babından düşünüyor olmaya alışmış ve alıştırılmış ve alıştırılıyor da olunmaya ve oldurmaya çalışıyor olan bu demokrat, Milletvekili gömleği, büyük ihtimalle kenara o sırada bıraktığı, günah yazmasın babından tespihi ya da CHP rozetiyle Uras bey, diyebiliriz ki, bir rakısever değil, rakıseverlere düşman bir Hip-hopçudur. Yani zıplar zıplar zıplar hoplar, sonunda zararı yine kendisine olur.

O yüzden ki biz, en iyisi mi, Tekel rakılarının fiyatını nasıl ucuzlatırız diye kendimize sorarak Memur yararına politikaları nasıl ki cazip ve insancıl kılabiliriz diye tabii ki sormayacak, en fazla ki gidip elimize bayrağı alıp İstiklal Caddesi’nin bir ucundan öteki ucuna koşacak, sonra bir yerinde Gaz, ötekisinde Cop, aradan kaçarken de Taş yiyeceğizdir (eh hani ne yazık ki kaderde bu da olabilirdir, yani, mukadderdir) böylelikle ki Ufak Ruas’ımızın Rui Gonzales vasfında Esmeralda’ya nafiz gördüğü gelecek bu olduğundan, gidip de bu amcamızın da başkasının çoluğunun coğununun başlarına geleceklerden de kendisini sorumlu falan da hissetmediğinden, artık kendisine oy vermiş ve bir zamanlar da desteklemiş olan insanların kendisine değil, bir insaniyet vasfında Ufak Ruas’a doğru yöneltiyor olması gereken şudur (yanından geçeceği o kadar kesindir ki): Uras Bey, siz, sanırım, rozetinizi düşürmüşsünüz?

Tabii Ufak beyin de vereceği cevap müspet olmayacaktır. Öncelikle yere eğilecek, rozetini alacak, sonra bir baş göz işareti yapacak. Ve diyecektir ki: “Ha, Doğru, ben, ÖDP’li değil mişim yahu, ne yazıyor bu rozetin üzerinde?”

Küt!

Sevgilerle bir de Fazıl Say’dan, bütün o uyduruk Duke Ellington raglerinin hilafına, bir güzel Kara Topraktır çalalım, çünkü, hakikaten de, Kara, topraktur yahu, bunu da demek gerekir yani. Değil mi?

Image

http://www.youtube.com/watch?v=mYw-o2CP2SE

Advertisements